Deneyimsel Markalar Yaratmanın ve Yönetmenin 10 Kuralı

Deneyimsel Pazarlama Örneği – Müşterilerinize temiz tuvalet sunmak yerine onlara ihtiyaçlarını giderirken kendilerini rahat hissedebilecekleri alanlar sunmanız daha iyi olmaz mıydı? Bırakın rahat rahat saçlarını tarasınlar, makyajlarını tazelesinler hatta belki kilometrelerce uzaktan arayan sevgilisi, annesi, babası ile doya doya görüşebilsinler. Müşteriyi marka çemberiniz içerisinde tutun ve olabildiğince ihtiyaçlarına cevap verin. Sonuçlarını gözlemleyin!
- Deneyim kendiliğinden olmaz; planlanmaları gerekir. Bu planlama sürecinde yaratıcı olun; süpriz yapın, merak ettirin hatta kışkırtıcı olun. Etrafı hareketlendirin.
- Ö nceliği müşterinin yaşayacağı deneyime verin. Markanın sağlayacağı yararlar ve özellikleri sonra gelir.
- Detaylar üzerinde düşünmeyi saplantı haline getirin. Geleneksel memnuniyet modellerinin duyumsal, iç gıdıklayan, beyin patlatan, vücut titreten kısmı eksik. Bırakın müşteri bayram yapsın.
- Markanızın ördeğini bulun. Yıllar önce Hong Kong’daki Conrad otelinde kaldım. Banyoda, küvetin içinde parlak sarı, plastik, kırmızı gagalı bir ördek konulmuştu. Bu fikre aşık oldum ve tüm konuşmalarımda ördekten bahsettim. O Oteli düşündüğümde aklıma gelen ilk şey olan o ördek, bana o otelde yaşadığım deneyimi hatırlatan bir başlangıç noktası oldu.
- Tüketim sürecini düşünün; Ürünü değil. “Banyo keyfini” düşünün, “tıraş bıçağını değil. “Seyahate” odaklanın “ulaşıma” değil.
- Bütünsel bir deneyim yaratmak için uğraşın. Duyuları uyaran, kalbe seslenen, beyni zorlayan, insanların yaşam biçimlerine eklemlenen deneyimler yaratın.
- Deneyimsel etkiyi takip edin ve bir profil oluşturun.
- Değişik metodları eklektik bir biçimde kullanın. Bazı yöntemler kantitatif bazıları kalitatiftir. Bazıları sözel bazıları görseldir. Kimileri yapay ortamlarda kimileri hayatın içinde gerekleştirilir. Yaratıcı olun ve güvenilirlik, geçerlilik ve metodolojik derinliği sonra düşünün!
- Farklı alanlarda yaşanan deneyimin nasıl farklılaştığını gözlemleyin. Markanız yeni bir alana, yeni bir sektöre, ülkeye ya da sanal aleme girerken yaratacağınız deneyimin nasıl farklılaşacağını düşünün.
- Şirketinize, markanıza dinamizm ve “Diyonizm” ekleyin. Çoğu marka sahibi çok çekingen, yavaş ve brokratik. Diyonizyen terimi tutkulu ve yaratıcı olmakla özdeştir.
Kaynak: Bernd H. Schmitt’in “Experiential Marketing” adlı kitabından alınmıştır.
Sonuç olarak bunları uygulabilirseniz “Markanıza Aşık Kitle”niz kendiliğinden oluşacaktır. Sizi savunan, konuşan, eleştiren, tartışan, reklamını yapan ve sadık olan! Geri dönüşleri hızlı ve gözlemleyerek alabilmek elinizde.
Sizce reklamlara tonlarca para harcamak yerine müşterilerinize farklı deneyimler yaşatmanın zamanı gelmedi mi?
No related posts.

Trackbacks and Pingbacks