Merhaba
Görüntülemekte olduğunuz web sitesi Yusuf İbili'ye aittir. Yaşadığım tecrübelerden yola çıkarak sizlerle paylaşmaya çalışıyorum. Dileğim faydalı olması.
Sitede yer alan içerikleri kaynak göstererek kullanabilirsiniz.
Daha yazıya başlamadan başlık üzerine o kadar düşündüm ki.. Lost olarak kalması en sade, en anlaşılır sanırım.
Yazı içerisinde birşeyleri açıklayacağımı, sorulara cevap bulacağımı falan beklemeyin. Yıllardır izliyorum, dizi bitti ve birşeyler karalamak istedim.
Evet, bugün itibari ile dizi, 6 yıllık serüven bitti. Arkadaşlar arasında komplo teorilerini tartışmaktan tutun da adanın güzelliğine varıncaya kadar 100′lerce kez konu oldu aramızda. Güzel anılar bıraktı.
Kısaca; Ne oldu, neyi anladım?
Jack’in korkuları vardı. Bunları farklı farklı bölümlerde de gördük. Baba olup oğlunu iyi yetiştirememesi.. Ada’nın batması, yok olması.. Kişilerin önüpte bir birlerini tanımaması, hatırlamaması gibi..
Ada’nın korunması gerekiyordu. Jacob ‘tan sonra Jack görevi aldı. Jack daha sonra Hurley ‘e devretti falan.. Desmond bir ara Ada ‘nın ayarını bozdu fakat Jack görevini yerine getirdi. Ada kurtuldu..
Sonunda hepsi bir şekilde öldü ki kilisede buluşmalarından bunu anlıyoruz. Fringe ‘den aşikar olduğumuz Paralel Evren zımbırtısı gibi karakterlerimiz Ada ‘da ki o bilinçlerine/benliklerine kilit temas noktalarında tekrar kavuştular. Hatırladılar bir birlerini. Öptüler, kokladılar, sarıldılar..
Beni duygulandıran neler vardı, FlashBack ‘lerin neredeyse hepsine ağlayacaktım. Öylesine etkili bir şekilde hissettirdiler ki sanki o anı ben yaşıyorum gibi.. Duygusal olarak müthiş yüklendiler bu son bölümde.
Verdiler yükü Jack ‘in sırtına, finali de ona bağladılar zaten. Kafamda onlarca soru var Lost hakkında ama.. Neyse.
Hurley’in “Dude” demesi, Desmond ‘ın “Brother” diye seslenmesi gibi gibi. Bunları hep hatırlayacağım.
Kısacası Lost ‘un final bölümü bana göre iyiydi. O 2 saat içerisinde inanılmaz şeyler hissettirdi bana..
Peki ne mi olacak?
Jack ‘in de dediği gibi “See you in another life, Brother”
..
Exciting Commerce‘nin haberine göre Vente-Privee kendi rekorunu kırdı ve 510 milyon euro satış rakamı 2009 yılında 700 milyon euro ‘ya ulaştı. %37 oranında bir artış oluştu.

Private Sales, Prive Shopping alanında birçok fırsat var. Bugüne kadar değerlendiren tüm girişimciler karşılığını fazlası ile almaya devam ediyor. Sektör için mutluluk verici bir gelişme.
Ayrıca Private Shopping alanında ilgili iseniz şu makaleyi de okumanızı öneriyorum. http://schwartzgroup.cgmom/private-sale-1
